Bin sene de okusam.. "Ne biliyorsun?" diye sorsalar bana, "haddimi bilirim" derim... (Mevlana Celaleddin Rumi)

“Mükemmel Şirket” olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!

Posted: Eylül 1st, 2013 | Author: | Filed under: İş Dünyası | Tags: , | No Comments »

Kelime anlamını merak edip Türkçe sözlüğe göz atarsanız Arapça kökenli bir kelime olan şirketin, “ortaklık” anlamına geldiğini görürsünüz. Emeğin, sermayenin, işin ortaklığı… Gerekli elementlerin birleşimi ile meydana gelen bir kimyasal bileşik. Bu kimyasal bileşiğin bağlarının kuvveti elementlerinin atom yapısından kaynaklanıyor. Aynı cins atomlardan oluşan belirli elementler güçlü kimyasal bağlarla kendilerinden daha güçlü bir yapı olan bileşiği meydana getiriyorlar. Peki mükemmel bileşiğin formülünü nereden bulacağız?

Beyaz yakalı diye adlandırılmaya başladığımız günden beri bir şirketin üyesiyiz. Üyesi olduğumuz o kimyasal bileşiğin en mükemmel bileşik olmasını istedik durduk ya da onun öyle olması için çabaladık. İşte bu “bam teli”, Jim Collins’in yazdığı “Good to Great : ‘İyi’ den ‘Mükemmel’ Şirkete” kitabının konusunu oluşturuyor. Collins kitabında bu mükemmel bileşiğin yapı taşlarını açıklamaya çalışmış. Hangi şartlar altında bu bileşiğin oluşabileceğini ve neler kullanarak bu sürecin kalıcı olması gerektiğini anlatıyor. Kitap, Collins liderliğinde bir ekibin yapmış olduğu bilimsel verilere dayanan bir araştırmanın ürünü. Hepsi ABD ‘de bulunan toplam 1.435 şirket arasından seçilmiş olan 11 mükemmel şirket ve bu şirketlerin diğerlerinden farklı yaptıkları şeyleri uzun uzadıya anlatmış kitabında. Mükemmeli belirleme kriterleri ise bir hayli sıkı;

  • Mükemmel olarak belirlenecek şirketlerin borsaya kote olması zorunlu.  Böylece bu araştırma için ekibin ulaşması gereken bütün kaynaklara sınırsız erişim sağlanıyor.
  • Mükemmel olarak tanımladıkları şirketlerin hepsi 15 yıl boyunca iyi (borsa ortalamasının 1,25 katı) bir performans ve diğer 15 yıl boyunca da mükemmel (borsa ortalamasının 3 katı) performans sergilemek zorundalar.
  • Mükemmel addedilen şirketler üstteki genel şartlar dışında birçok şartında bulunduğu 4 eleme düzeyi arasından geçebilecek başarıyı sağlamış şirketler olmalılar.

Böyle bir elemenin ardından uzun uzadıya tüm mükemmel şirketlerin yöneticileri ile ve elde edebildikleri tüm kaynakları analiz ederek mükemmele ulaşmanın formülünü çıkarmaya çalışmışlar. Mükemmel şirketlerde birikim ve atılım dönemi diye tanımladıkları iki farklı dönem yaşandığını ve bu dönemleri adımlarıyla birlikte tanımlamışlar. Aşağıdaki grafik ve tanımlamalar kitabın bölümleri hakkında fikir sahibi olunması açısından yararlı;Dönüşüm Çarkı Birikim Döneminde;

  • 5.Düzey Liderlik: Mükemmel şirketlerin başında olan 5.Düzey Lider’lerin özellikleri ve tutumları anlatılıyor.
  • Önce Kim? Sonra Ne? :Şirket bir otobüse benzetilerek yanlış insanlar indirilip, koltuklara doğru insanlar oturtulduktan sonra otobüsün nereye gideceğine karar verme anlatılıyor.
  • Acımasız Gerçeklerle Yüzleşin (Ama İnancınızı Kaybetmeyin) : “Stockdale Paradoksu” adı altında tanımlanan bir halin yaşanması ve bu durumdan başarı ile çıkılması anlatılıyor.

Atılım Döneminde;

  • Kirpi Konsepti (Üç Çember Konsepti) : Dünyada en iyi olduğunuz şey nedir? Motorunuzu döndüren şey ne? En derin tutkuyla bağlı olduğunuz şey ne? sorularına yanıt aranıyor.
  • Disiplin Kültürü: Disiplinli insanlar, disiplinli düşünce, disiplinli eylem ve bunların oluşturduğu disiplin kültürü anlatılıyor.
  • Teknoloji Hızlandırıcıları: Hangi teknolojinin işinize yarayacağını bilmek ve doğru biçimde kullanarak ivme yaratmanın önemi anlatılıyor.

Okulda öğretilen teorik bilgilerinize ve iş yerinde edindiğiniz pratik bilgilerinize istatiksel verilerle desteklenerek yapılmış bir bilimsel çalışmayı eklemek isterseniz bu kitabı okumalısınız. Kitabı okurken gözüme takılanlar ve aklımda kalanlar ise şöyle;

  • 11 mükemmel şirketin 10 tanesinin CEO’sunun şirketin içinden gelmesi.
  • Doğru ve disiplinli kişileri koltuklara oturtarak, çalışanları motive etmek ve şirkete bağlılığı sağlamak için çaba sarf  edilmemesi. Çünkü doğru insanın yönlendirilmeye, harekete geçirilmeye gerek duymaması.
  • Mükemmel CEO’ların bireysel hırslara değil kurumsal hırslara sahip olan liderler olmaları.
  • Şirketlerin mükemmel olma yolunda sonunda başaracağına inançlarını kaybetmeden o anki acı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalmaları.
  • Doğru soru sorup, hararetle tartışarak karar alıp, sonuçlarını incelemeleri ve öğrenmeleri.
  • Mükemmel şirketlerin hepsinin bir yönetim sistemi ile bu sisteme inanan ve sistemi işletmek için ne gerekiyorsa yapan insanlarının olması.
  • “Yapılacaklar” listesi her şirkette bulunuyorken mükemmel şirketlerin “Yapılmayacaklar” listesinin de olması.
  • Teknoloji kullanımında altın kuralın önce emekleme, sonra yürüme ve koşma şeklinde uygulanması.
  • Mükemmel şirketlerin anahtar konseptinin: Özünü koru / Gelişmeyi teşvik et şeklinde olması.

Son olarak Collins’in hocası Robert Burgelman’ın bir sözü ile bitirelim: “Hem iş hayatında hem de özel hayatta başarısızlık dışında en büyük tehlikelerden biri, neden başarılı olduğunuzu net olarak bilmeden başarılı olmaktır.”

 



Leave a Reply